Multislice CT (Tomografi) ile milimetrenin altında kalınlıklarda kesitlerde yüksek çözünürlük

Bilgisayarlı Tomografi (BT-CT) tıpta ilk olarak 1972 yılında kullanılmaya başladı. Spiral BT 1989 yılında, Multidedektör BT (MDBT) 1998 yılından itibaren devreye girmiştir. Özellikle 4 dedektör içeren BT’lerin  ( MDBT), klinik kullanımı sonucu elde edilen veriler büyük bir yankı yapmıştır.

CT (Tomografi), kedi ve köpeğinizin vücudunda X-ışını ile detaylı kesitsel görüntüler elde etmeye yarayan teknikler bütünüdür. Elde edilen veriler, bilgisayarlar sayesinde yeniden şekillendirilip radyologlar tarafından değerlendirilir.

CT, ortasında büyük bir halka şeklinde boşluğu olan bir makinedir. Kedi veya köpeğimizin uzandığı sedyenin çevresindeki halka ileri geri hareket ederek cihaz küçük kesitler şeklinde hayvanın vücudundan görüntüler alarak şüphelenilen bölgenin patoloji yönünden detaylı incelenmesini sağlar.

 

Multislice CT (Tomografi) nedir? Özellikleri ve avantajları nelerdir?

Günümüzdeki teknolojik gelişmelere paralel olarak tomografide alınan kesit kalınlıkları incelmiştir. Bu sayede BT’de görüntülenen alanlar için daha hassas ve hızlı sonuçlar elde edilmektedir. Ek olarak BT cihazları da farklılaşmıştır.  16 ve 64 kesitli bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı ile 15-20 saniye gibi çok kısa sürelerde tüm vücut görüntülemesi yapılabildiği gibi 3 boyutlu çalışmalarla görüntü zenginliği arttırılmaktadır.

Özellikle akciğer, kalp ve koroner damarların değerlendirilmesinde çok önemli yer tutan bu sistem, dokularda insan gözünün bile çok zor ayırt edebileceği boyutlardaki hastalık bulgularının bile tanınmasına olanak verir. Multislice CT teknolojisi, 0.1 mm'ye kadar kesitlerin alınmasına imkan sağlamıştır. Bu imkan, evcil hayvanların tanısında çok önemli bir avantaj sağlar. Bu sayede çok erken dönemde hastalıkların teşhisini sağlamaktadır.

Bu cihazla sanal kolonoskopi, sanal bronkoskopi, koroner atardamarlarda dahil olmak üzere evcil hayvanların vücudundaki tüm damarlara yönelik BT anjiografi incelemeleri yapılabilmektedir.

 

CT görüntüleri nasıl elde edilir?

X-ışını tüpü halkanın etrafında dönerek X-ışınını oluşturur, oluşan X-ışını sayesinde alınan görüntüler 2 boyutlu olarak elde edilir. Daha sonra bilgisayar yoluyla görüntüler 3 boyutlu hale getirilir.

 

Kedi veya köpeğime sedasyon uygulanacak mı?

Şu anki teknolojide CT cihazları yüksek hızda görüntü alabilme yeteneğine sahiptir. 5-10 dakika içerisinde işlem tamamlanabilmekte, ancak bazı durumlarda bu süre uzayabilmektedir. İşlemin tekrarlanmasının önüne geçebilmek adına hastanın hareketsizliği çok önemlidir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda kısa etkili bir sedasyon tomografi işlemi için yeterli olacaktır. İşlem bittikten sonra kedi ve köpeğinizin sedasyon durumundan normale dönmesi için tekrar ilaç uygulaması yapılır.

 

CT öncesi ne gibi hazırlıklar yapılmalı?

Evcil dostunuzun, sedasyon alacağını göz önünde bulundurarak 8 saat öncesinden yemek yemesine, en az 4 saat öncesinden de su içmesine izin vermemelisiniz. Eğer kulandığınız düzenli bir ilacınız ya da sedasyon almaya engel bir durumunuz varsa bunu mutlaka hekiminizle paylaşmalısınız. CT işlemi öncesinde araştırılacak patolojik alana bağlı olarak veteriner hekiminiz evde ağız yoluyla ilaç almanızı isteyebilir; yine hastanızın durumuna göre veteriner hekiminiz, işlem öncesi bazı kan testleri yapılmasını uygun bulabilir. CT sırasında herhangi bir metalin (tasma ve benzeri gibi) köpeğiniz ve kedinizden çıkarmanız gerekmektedir.

 

CT işlemi köpeğimin veya kedimin sağlığına zarar verir mi?

CT işlemi Avrupa ve Amerika’da çok sık kullanılan, FDA tarafından onaylı, oldukça güvenli diagnostik bir işlemdir. Tek bir CT uygulamasında, köpeğinizin ya da kedinizin aldığı radyasyon oranı önemsenmeyecek kadar düşüktür. Bunun dışında gerekli hallerde parenteral uygulanan kontrast maddeye karşı nadiren alerjik reaksiyonlar şekillenebilir; kusma, dispne, eritem, ürtiker, hipotansiyon gibi intolerans reaksiyonu belirtileri hatta anafilaksi gözlenebilir. Böyle bir durumda veteriner hekiminiz gerekli uygulamaları yapacaktır ama yine de bazı ileri durumlarda bu tip reaksiyonları baskılamak mümkün olmayabilir. Bu tip alerjik reaksiyonlara yatkınlığı olan hastalarda artı-eksi şartların tümü göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.